Başlık bulamadım
Başlık bulamadım,çünkü kafamda bir sürü düşünce var ve yazıma başlarken bile ne yazacağımı planlamadan başladım.Anlaşılan doğaçlama bir yazı gelişecek.Saat 02.36 olduğundan bir yandan da klavye gürültüsü yapmadan yazı yazma peşindeyim...
Cranberries hakikaten harika bir grupmuş.Bugün bunu bir kez daha anladım.Son derece basit akorlarla,kolay çalınabilen şarkılar yapmalarına rağmen onların bana hissettirdiklerini herkesin "gitar virtüözü" olarak tabir ettiği bazı insanlar hissettirmiyor.Bana "Müzik nedir?" diye sorarsanız, "müzik işte budur derim" Müzik duygudur,dinlerken sizi alıp başka diyarlara götürecek olan şeydir.Ben bu satırları yazarken Cranberries'den "when you're gone" çalıyor ve bu şarkının girişi her seferinde bana tuhaf şeyler hissettiriyor.Cranberries'in çoğu şarkısı gerçi aynı etkiyi yapıyor bende.Cranberries dinlediğimde nedense geçmiş günlerim,üzerimde iz bırakan hatıralarım aklıma geliyor...
Ayrıca bu aralar fena halde "boys don't cry" şarkısına takmış durumdayım. Şarkının orjinali The Cure'a fakat Grant Lee Philips coverı beni çok daha etkiledi.(How I met your mother dizisinin bir bölümünde çalıyordu) Ne kadar da güzel sözleri var.
"i try to laugh about it
cover it all up with lies
i try to laugh about it
hiding the tears in my eyes
cause boys don't cry"
Şu an ise bilgisayarımda çalan şarkı Tim Buckley'den "Once I was" .Tim Buckley'nin en güzel eseri ise şüphesiz oğlu "Jeff Buckley" idi. Jeff Buckley'i anlatacak gücü ise kendimde bulamıyorum.Sayfalar dolusu yazı yazsam yine bir şeyler eksik kalır...Ekşi Sözlük'de ona girilen entrylere bakarsanız hakkında az da olsa bir fikriniz olmuş olur."Grace" albümünü sadece bu dünyaya ait olmayan bir adam yapabilirdi ve şüphesiz Buckley de bu dünyaya fazla bir adamdı ve erkenden bu diyardan göç etti.Serin sulardaki ruhu huzurla dolsun...
0 yorum yazılmıştır