« Önceki |

12/6/2008

12 Haziran

 Bugün benim doğum günümmüş.Evet,annem ve babam öyle diyor.Nüfus cüzdanımda da 12 Haziran 1987 yazdığına göre bu günü doğum günüm olarak kabul etmekten başka bir çare yok.21 bitti 22'den gün almaya başladım.Tuhaf duygular içindeyim sevgili günlük.Doğum günlerim zaten bana genelde tuhaf şeyler hissettirmiştir.Duygusallığa ve hüzüne eğilimim olduğundan sanırım,doğum günlerimde hüzünlenmek bana daha kolay gelir.Her doğumgünümde herkesin yaptığı gibi dilek dilerim ve kendi kendime sözler veririm.Bunların ne kadarı gerçek oluyor diye sorarsanız çoğu olmuyor tabii ki.Doğum günü geçiyor ve o heyecan verilen sözler unutuluyor,ta ki diğer doğum günü gelip çatana kadar.Düşünüyorum koca adam olmuşum,21 yaşındayım şu an tam olarak.Ben ilkokuldayken 21 yaşındakiler bana kocaman gelirdi.Ama pek de öyle değilmiş bence.20'li yaşların sonlarını bilemem ama 20'li yaşların başları eski yaşlardan pek de farklı değil.Bu yıl da tabii ki kendi kendime verdiğim sözler var ve umarım bu sefer bunlar gerçekleşir.Doğum günüm geçtiğinde umarım bunları unutmam ve Tanrı da umarım her zamankinden fazla bana yardım eder.Sağolsunlar arkadaşlarım doğum günümü kutladılar.Ama doğum günümde her zamanki gibi bilgisayar başında oturmak,özel bir şey yapmayacak olmak insanı biraz üzüyor doğrusu.Bir sonraki doğum günümde,yani 12 haziran 2009'da,daha mutlu bir doğumgünümde bunları okuyarak kıçımla gülmek dileğiyle...Sevgiler günlük...

3/4/2008

BERKAY'DAN SEÇMELER 1

  • Eli sevgilisinin kıç cebinde gezen insanlar gereksiz insanlardır.Dünya Türk olur,bunlardan cacık olmaz.O derece yani...
  • Geçenlerde bir kardeşimle masa tenisi oynuyorum.Evime masa tenisi masası alacağım dedi."masa tenisi masası" ....ne tuhaf kelime değil mi yahu? "Tenis masası" desen olmaz sadece "masa" desen yine olmaz.Milli eğitim bakanlığını görev başına çağırıyorum.
  • Bugün farkettim de uzun zaman sonra sabahki bir derse ilk kez hocadan evvel girdim,haliyle çok da yadırgadım.Alışık değilim sabahın köründe sınıfta oturup hocayı beklemeye.Hoca derse girdikten sonra kapıyı çalıp "hocam girebilir miyim?" deme stresine çok alışmış bünyem.Günüm biraz eksikti....
  • Cep telefonu rehberinde yer alan bazı kişileri hatırlayamamak,kimdi bu lan diye düşünmek çok ama çok üzücü bir durum.Bugün başıma geldi.Listemdeki bir kaç kişinin kim olduğunu hala çıkaramadım.Hala düşünüyorum,yine çıkaramıyorum.
  • Youtube tekrar ne zaman yasaklanacak diye merak ediyorum.Çok alıştım yasaklanmasına.Engelsiz bir şekilde Youtube'a girebildiğimde şaşırıyorum,kendime yabancılaşıyorum,hayatı sorguluyorum....
  • Düşünmekten zarar gelmez diyorlar ya,yalan...Hem de koskoca bir yalan.Dün gece vizeleri düşünmekten,hayal kurmaktan uyuyamadım.Sabah erken kalkacağımı düşünüp daha da stres oldum.Durup durup saate baktım,iyice streslendim.Sonra bir baktım ki sabah olmuş....
  • Aranızda temcit pilavı yiyen ya da temcit pilavı gören birisi var mı? Ben daha rastlamadım.
  • Hani nur yüzlü yaşlı teyzeler,amcalar vardır.Onlara otobüste yerimi vermekten hiç gocunmam.Ama bir de günden gelen,börekleri,pastaları mideye indirdikten sonra rejim yapmaktan bahseden 50 ton makyajlı,kokoş kadınlar vardır ya,vermem ulan yerimi onlara.Ben okuldan dönüyorum yorgun argın,istedikleri kadar kalkmam için bana bakıp,başımda dikilsinler.Hiç rahatsız olmam,tersine ben de bakarım onlara dik dik.Bir müddet sonra gözlerini kaçırırlar zaten.Oturmayın lan 10 dakika da…Rejim dediğin böyle olur işte,o koca göbeğiniz erisin bari….


25/3/2008

Dün yaşadığım ilginç bir olay(aman ne ilginç!)

Böyle iddialı bir başlık girdiğime bakmayın.Çok da ilginç bir olay değil açıkçası.Dünyada ne ilginç olaylar oluyor aslında.Yaa yaa...
   Neyse,efendim bendeniz dün akşam Kipa'da(Kipa tarafından hesabıma bu reklam için 100 bin dolar yatırıldı,yoksa isim vermezdim) alışverişimi yaparken almam gerekenlerin bittiğini farkettim ve ekspres kasaya doğru yöneldim.Aldığım 3-4 parçalık bir şey vardı.Sıramın gelmesini beklerken,önümdeki teyzenin arabasının hınca hınç dolu olduğunu gördüm.Kadın ben arabasına bakarken 15 20 parçayı sıraya dizmişti bile.Buna karşılık ben kasiyere "Noluyoruz yav,bura ekspres kasa değil miydi?"dercesine bir bakış attım.Kasiyer demek istediğimi anlamış olacak ki,teyzeye "Teyzecim,buraya bunları koyamazsın"dedi.Teyze de "Nereye koyacağım,geri kalanlar ne olacak" tarzında bir cevap verdi.Aha dedim eğlence başlıyor...Kasiyer durumu izah etmeye çalıştı,ama sevgili teyze durumu hala anlamadı."Geri kalanları neden alamıyorum?" anlamına gelebilecek birbirinden farklı 4 cümle kurdu.Sonra kasiyerin de yoğun çabalarıyla sonunda anlayabildi ve tek tek ürünleri arabasına geri koyarak başka bir kasaya doğru yöneldi."Ekspres kasaya giderim 1 dakikada çıkarım" mantığına sahip ben,derin bir hayalkırıklığı içinde o kasa başında fazla zaman kaybettim.Burdan teyzelere sesleniyorum...
  "Teyzelerim,lütfen aldığınız ürünleri kasiyerin önündeki o kayan yere(oranın adını bilmiyorum,harbi ne deniyor lan oraya?) koymadan evvel bir yukarı bakın kasa ekspres mi değil mi diye.Eğer ekspres derlerse sormayın Güzelyalı'da duruyor mu diye.Durmuyor işte Teyzecim...Adı üstünde ekspres bu.En son Konak'ta duruyor bildiğim kadarıyla.Allam ya!!!"

22/3/2008

Bir kafasıgüzel'in deneysel yazısı

Vallahi şaşırmayacağım,söz veriyorum şaşırmayacağım.Tanrı'nın şakalarına o kadar alıştım ki,artık bunları yadırgamıyorum.Ancak üzülerek söylüyorum ki Tanrı'nın ve benim espri anlayışımız birbirinden son derece farklı.Hani burda olmadığını bildiğim halde çıksa karşıma "Naber Berkay" dese vallahi şaşırmayacağım.Bir sabah uyandığımda odamda karşımda onu görsem ve bana "Günaydın" dese yine de şaşırmayacağım.Onu arkadaşlarıyla görsem ve yanlarından geçsem yine şaşırmayacağım.Çok alıştım artık böyle şeylere.Bu tesadüf dediğimiz ama aslında tesadüf olamayacağı(çünkü tesadüf dediğin 1 ya da 2 kere olur,tesadüf dediğin şeyler sayısız kere başına geliyorsa bu işte bir iş vardır) belli olan şeyleri ben Tanrı'nın bize yaptığı ufak şakalar olarak görüyorum.Kimi zaman hoş oluyor bu şakalar elbette,insanı mutlu da etmiyor değil.Ama maalesef bunların çoğu insanı mutlu etmiyor,tersine üzüyor ve kapattığı defterleri tekrar açmasına neden oluyor.Bu yüzden artık beni mutlu edecek şakalar bekliyorum.Diğer şakalar beni maalesef yoruyor.Frusciante abimin de dediği gibi "These jokes life's playing they make me so tired"...

17/2/2008

Hayat Şarap Gibidir...Keder de var Neşe de...

Buraya yazmayalı 1 aydan fazla olmuş.Ne zaman bitecek bu finaller bitse de kurtulsam derken yarıyıl tatilinin bile neredeyse bitmiş olduğunu görüyorum.Günlerden pazar oldu bile.Yarın okulların tekrar açılacağını düşünürsek durum benim açımdan pek iç açıcı değil.Tatilde gece 4 de yatmaya alıştığımdan dolayı,okul zamanı genel olarak sabahın 7'sinde kalkacak olmam beni kara kara düşünüdürüyor.Oysa günün en sevdiğim zamanları gecedir.Tüm şehirin uyuyor olması,gündüzün telaşının ve gürültüsünün bitmiş olması,istediğin gibi düşünebilme özgürlüğü,sıcacık yatağına gömülüp müzik dinleyebilme ve kitap okuyabilme zevki.... İşte bunlar güzel şeyler.1 haftadır hasta olmam nedeniyle(grip ya da nezle) tatilimin son 1 haftası maalesef evde yatarak geçti.Bu yüzden dolayı biraz üzgünüm.Ama 2 haftayı da neredeyse pek boş geçirmediğim için bir yandan da mutluyum.Bu aralar kendime kızmamın başlıca sebebi,kafamda kapattığım bazı konuları tekrardan açmak.Bu sorunu da atlatabilirsem herşey daha güzel olacak gibi.

Kategorilerim

    Bağlantılarım

    mixed martial arts
    Free Web Counters
    mixed martial arts
    Blogcu ile yapıldı